Şahsyetli Bir Nesil İçin...
Gençlerle Baş Başa: Gençler İçin Başarı Rehberi

Ali Fuat Başgil, önemli bir ilim adamı olmasına rağmen onun en çok okunan ve nesilden nesile aktarılan eseri “Gençlerle Baş Başa” isimli kitabı olmuştur. Yazar bu eserinde “babacan ve sevecen” bir üslup yakalamış ve gençlere altın değerinde öğütler vermiştir. Kitapta yer alan bu öğütler, daha çok yazarın kendi yaşadığı tecrübelerden oluşmaktadır.
Üslup olarak Yusuf Has Hacip ve Ali Şir Nevai gibi eski Türk bilgelerini hatırlatan Başgil, kendini milletine karşı sorumlu hissetmiş; gençlerin iyi yetişmesi ve hatalardan mümkün olduğu kadar korunması için yılların birikiminden yararlanarak böylesine güzel bir eser ortaya koymuştur.
Gençlerle Baş Başa Kitabı Kaç Bölümden Oluşur?
Ali Fuat Başgil’in bu ölümsüz eseri 7 bölümden oluşur. Kitabın ana bölümleri sırasıyla şu şekildedir:
- Muvaffak Olma Yolunun Tehlikeleri ve Düşmanları
- Muvaffak Olmanın Şartları
- Terbiyenin Ruh ve Karakter Üzerindeki Tesiri
- Muvaffakiyet ve Verimli Çalışma
- Çalışma Hayatının ve Umumiyetle Muvaffak Olmanın Kanunları
Başarı Yolunun Tehlikeleri ve Düşmanları Nelerdir?
Yetişme ve muvaffak olma (başarı) yolunun genç yolcusu! Bil ki tuttuğun yolda birçok tehlikeli geçitlerin ve yol kesen düşmanların vardır. Gerçi bunlara yalnız sen değil, hayat yolunun her yolcusu rastlayabilir. Fakat bu düşmanlar, senin gibi hayatın henüz eşiğindeki tecrübesiz masumlara musallat olmayı (sataşmayı) çok sever.
Senin bunlarla pençeleşecek ve bu düşmanları alt edecek silahın yok değildir. Elverir ki sen bu silahları kullanabilesin. Kullanmayı bilmez de bir defa alt olursan, bir daha belini kolayca doğrultamazsın. Müsaade et de sana, evvela yolunu bekleyen düşmanları ve rastlayacağın tehlikeleri göstereyim:
1. Başarının İlk Düşmanı: Tembellik
Muvaffak olma yolunda senin ilk büyük düşmanınız tembelliktir. Tembellik insan karşısına çıkıp da mertçe savaşan bir düşman değildir. Bilakis, eski peri hikayelerindeki kahramanlar gibi şekilden şekle giren ve binbir hile kullanarak insanı alt etmeye çalışan bir namerttir (korkaktır). Tehlikenin büyüklüğü de tam olarak buradan gelmektedir.
Tembelliğin yerine, adamına ve çağına göre girmediği kalıp yoktur. Dilimizde aldığı çeşitli isimler de onun bu sinsiliğini gösterir:
- Havaîlik
- Gevşeklik
- Hoppalık ve züppelik
- Uyuşukluk ve üşengeçlik
- Keyfine düşkünlük (tenseverlik)
Tembellik herkesin karşısına her zaman aynı kılıkta çıkmaz. Bazen samimi bir dost tavrı alır, bazen en meşru (kanuna uygun) bir mazeret kılığına girer. Onun kandırıcı bir felsefesi ve safsata ilmeklerinden örülmüş bir edebiyatı vardır.
Tembelliğin Kitabından Sinsice Sözler:
- “Adam sen de… Çalışanlar ne olmuş sanki?”
- “Üzme kendini şu ölümlü dünyada, çalışmak yıpranmaktır.”
- “Hayat dediğin bir şanstır. Şansın varsa her şeyin var demektir.”
- “Hele dursun bakalım, şimdi şöyle yaslan da yarın sabah yaparsın.”
- “Dünyaya insan bir defa gelir; hayattan kâm almaya (zevkini çıkarmaya) bak…”
Eğer tembelliğin bedeni bir hastalıktan ileri gelmiyor da ruhi bir gevşeklikten kaynaklanıyorsa, iradeni kullanmak suretiyle muvaffakiyetin bu düşmanını yenebilirsin.
2. Başarının İkinci Düşmanı: Kötü Arkadaş
Gittiğin yolda ikinci tehlikeli düşmanın kötü arkadaştır. Arkadaşın kötüsü, bir gencin başına gelebilecek kötülüklerin en kötüsüdür. Her kötülük gibi o da sinsi ve maskelidir. Dost ağzı kullanır, seni esirger ve yardımına koşar görünür.
Tembellik senin içindedir ve sana senin ağzınla konuşur. Arkadaşın kötüsü ise sana kendi ağzını kullanır ve seni tembellikten daha çabuk kendine bağlar. Kötü arkadaşın yaman bir felsefesi vardır ve sana her fırsatta şunu aşılar:
“Gençliğini yaşa kardeşim, bu gençlik her zaman ele geçmez. Sana öğüt verenler vaktiyle günlerini yaşayıp da şimdi senin güzel gençliğini kıskananlardır, aldırma eğlenmeye bak…”
Arkadaşın kötüsü çalışanlardan rahatsız olur, muvaffak olanları kıskanır ve başarıyı küçümseyerek intikam alır. Sözün kısası, kötü arkadaş bir gencin hayatında rastlayacağı en büyük bahtı karalıktır.
Arkadaş olacağın kimsede arayacağın şartlar şunlar olmalıdır:
- Çalışkanlık
- Dürüstlük
- İyilikseverlik
Çalışma Hayatının ve Başarılı Olmanın Kanunları
Fiziki ve fikri her nevi iş ve çalışma hayatının, genel olarak muvaffak olmanın düşünen aklın şaşmaz kanunları halinde birtakım umumi ve rasyonel (akılcı) düsturları (ilkeleri) vardır:
- Müsait Zaman Bekleme: Çalışmak için müsait gün ve saat bekleme. Bil ki her gün ve her saat çalışmanın en müsait zamanıdır.
- Müsait Yer Arama: Çalışmak için müsait yer ve köşe arama. Bil ki her yer ve her köşe çalışmanın en uygun yeridir.
- Erteleme: Bir günde ve bir zamanda yapman lazım gelen bir işi (bir dersi, bir vazifeyi) ertesi güne bırakma. Zira her günün derdi gibi işi de kendine yeter.
- Tek Bir İşe Odaklan: Bir zamanda yalnız tek bir iş yap, yalnız bir ders, bir kitap, hatta bir fasıl üzerinde çalış. Ta ki dikkatin ve kuvvetin yayılıp zayıflamasın. (Büyük İslam mütefekkiri İmam-ı Gazali, İhya-i Ulûm adlı muazzam eserini bu usulle yazmıştır).
- İşi Yarıda Bırakma: Başladığın bir işi, bir dersi, bir kitabı, bir vazifeyi yapıp bitirmeden başka bir işe başlama. Yarıda kalan iş, başlanmamış demektir.
- Planlı Ol: Bir günün işini bitirdikten sonra ertesi gün ne iş yapacağına karar ver. Yahut çalışmaya başlamadan evvel ne yapacağını kararlaştırıp masaya öyle otur.
- Hazırlık Yap: Çalışmaya oturmadan evvel düşün ve lazım olan şeyleri (kalem, kağıt vb.) yanında bulundur. Ta ki ikide bir ayağa kalkıp dikkatin dağılmasın.
- Asker Gibi Uyanık Ol: Çalışmaya oturduğun zaman tıpkı ateşte düşmanı gözetleyen bir asker gibi uyanık ol ve dikkat kesil.
- Strateji Belirle: Bir işe başlamadan evvel o işi en kısa zamanda, en kolay ve en temiz surette nasıl yapabileceğini iyice düşünüp hesapla.
Genç arkadaşım; yukarıda sıraladığım düsturları okuyup unutasın diye değil, kulağına küpe yapasın ve ileride beni hayırla anasın diye yazdım.







