Cezayir’den Preveze’ye: Denizlerin Sultanı BARBAROS Hayreddin Paşa

Cezayir’den Preveze’ye: Denizlerin Sultanı BARBAROS Hayreddin Paşa

Midilli’de doğdu. Ağabeyi Oruç ile denizlere açıldı. Akdeniz o yıllarda İspanya’nın eline geçiyordu. İki kardeş buna dur dedi.

Endülüs’ten kaçan on binlerce Müslümanı gemileriyle Kuzey Afrika’ya taşıdılar. 1516’da Cezayir’i fethettiler. Burada bir devlet kurdular. 1518’de Oruç şehit düşünce, bayrağı Hızır devraldı. Adı Hayreddin oldu.

Cezayir’i Osmanlı’ya bağladı. Artık arkasında koca bir imparatorluk vardı. Sonra zaferler birbirini kovaladı.

İspanya’nın Cezayir önündeki Peñón Kalesi’ni bir günde yerle bir etti. İtalya kıyılarını baştan başa vurdu. Reggio’yu, Fondi’yi, Sperlonga’yı yağmaladı. Tunus’u aldı. Akdeniz limanları onun adını duyunca titriyordu.

1533’te Kanuni onu İstanbul’a çağırdı. Kaptan-ı Derya yaptı. Tüm Osmanlı donanması ona emanet edildi. Ve 1538’de tarih yazıldı. Preveze.

Karşısında Avrupa’nın birleşik haçlı donanması vardı. Andrea Doria komutasındaydı. Papa, İspanya, Venedik, Ceneviz, Malta… Hepsi tek filoda toplanmıştı. 600’e yakın gemi. Barbaros’un elinde 122 gemi vardı. Sayıca beştebir azdı. Ama o gün denizlerin hakimi belli oldu. Düşman donanmasını parçaladı. Bir tek gemi kaybetmeden onlarca düşman gemisini batırdı bir kısmını ele geçirdi. Andrea Doria gecenin karanlığında kaçtı. Avrupa’nın asırlık deniz üstünlüğü Preveze’de sona erdi. Akdeniz, üç yüz yıl boyunca bir Türk gölü oldu.

Durmadı. 1543’te 110 parçalık donanmayla Fransa’ya gitti. Nice’i fethetti. Toulon’da kışlayan ilk Müslüman amiral oldu. Tüm bir Avrupa kıyısı onun rotasına göre nefes alıp veriyordu. Hayatı boyunca hiçbir büyük deniz savaşı kaybetmedi. 1546’da İstanbul’da vefat etti. Türbesini Mimar Sinan yaptı. Asırlarca donanma, Beşiktaş’tan geçerken ona selam durdu.

Avrupa ondan “Tanrı’nın kamçısı” diye korkuyla bahsetti. Biz ona denizlerin sultanı, Preveze’nin fatihi dedik. Ve tarihin gördüğü en büyük amirallerden biri.