Şahsyetli Bir Nesil İçin...
İşletmelerin amaç ve hedeflerine ulaşmada birinci dereceden sorumlular yöneticilerdir. Yöneticiler aldıkları yönetim kararları ile bu sorumluluklarını yerine getirirler. Alınan kararlar hangi ölçüde isabetli ise o ölçüde işletme başarısına katkı sağlar.
İşletmenin kıt olan kaynaklarının etkin yönetim kararları ile kullanılmasında ikinci dereceden sorumlular çalışanlardır.
Alınan yönetim kararlarının çalışanlarca doğru algılanamaması, benimsenememesi, çalışanların görevlerin gerektirdiği eylemleri yerine getirmede karşılaşacağı teknik bilgi ve tecrübe eksikliklerinin tamamlanması, çalışanların birlikte ve eşgüdüm içerisinde görev yapmaları için tedbirlerin alınması vs. yöneticilerin görev alanlarına giren öncelikli olarak çözülmesi gereken hususlardır.
Yöneticilerin; planlama, organize etme, kaynakları harekete geçirme ve denetleme yetkileri vardır. Yöneticiler bu yetkilerini işletme başarısını sağlamada kullanmalıdırlar. Bu yetkilerin yeterince kullanılmaması ya da keyfi ve hukuki olmayan bir şekilde kullanılması verimliliğin azalması, kaynakların israf edilmesi ve dolayısı ile işletmenin amaç ve hedeflerinden uzaklaşmaya başlaması sonucunu verecektir.
İşletmenin para kaynaklarının yeterli olması, yeterli teknik donanım ve malzemelerin olması, yeterli teknik ve idari çalışanların olması, işletmenin üreteceği mal ve hizmetlerin müşterisinin hazır olması her ne kadar işletme başarısı için ideal ortamları hazırlasa da çalışan memnuniyetinin göz ardı edilmesi ve çalışma huzurunun bozulması işletme verimliliğini günden güne azaltacaktır.
Çalışma huzurunun sağlanması; pek çok konu başlığı altında incelenebilir. Bu makalede çalışma huzurunu bozan etkenlerden ingilizcesi Mobbing olan ve ülkemizde yeterince bilinmeyen ve önemsenmeyen İşyerinde Yıldırma kavramına dikkat çekmeye çalışacağız.
İşyerinde yıldırma nedir ?
İşyerinde yıldırma; işyerinde belirli kişileri hedef alan sistematik ve uzun süreli duygusal eziyetlerdir. Yıldırma faaliyetinin amacı çoğu zaman yıldırılmak istenen kişi ya da kişileri duygusal olarak yıpratarak etkisiz hale getirmektir. Sonuç çoğunlukla yıpratılan kişi ya da kişilerin işyerinden ayrılması ile sonuçlanır.
Yıldırma eylemini kimler kimlere yapar ?
Yıldırma eylemi çoğunlukla yöneticiler tarafından çalışanlara karşı yapılıyor. Çalışanların birbirlerine karşı yaptığı yıldırma eylemlerinin kaynağı da çoğu zaman yöneticiler. Az sayıda örnekte ise çalışanlar yöneticilerine karşı yıldırma eylemi yapabilmekte.
İşyerinde yıldırma iş hayatının kanıksanması gereken bir yönü müdür ?
İş hayatında insanlar; birbirlerine iyi davranmayı, problemleri olgunlukla karşılayıp birbirlerine iyi niyetlerle yardım etmeyi unutmamışlarsa tabiî ki hayır. Yıldırma eylemine hedef olan yönetici ve/veya çalışan mağdurların konu hakkında ön bilgilerinin olmaması işleri iyice içinden çıkılmaz bir hale getirmektedir. Karmaşa içerisinde olan mağdurlara olmakta ve işletmeler bu durumdan hesap edilemeyen zararlar etmektedir.
Yıldırma mağdurlarının ortak özellikleri nelerdir ?
Araştırmalar; yıldırmaya maruz kalan kişilerin, üstün özelliklere sahip olduğunu göstermektedir. Bu mağdurlar; zeki, yetenekli, yaratıcı, dürüst, güvenilir, politik davranamayan, işyerlerine karşı aidiyet duyguları gelişmiş, kendilerini işe adamış, yeni fikirleri olan heyecanlı kişilerdir.
Bazı durumlarda, mağdurun değiştiremeyeceği farklı kişisel özellikleri de yıldırma eylemine maruz kalmasına neden olmaktadır. Örneğin; mağdurun derisinin rengi, cinsiyeti, fiziksel özellikleri, aksanı, haksızlığa uğrayanların savunuculuğunu yapması veya sorgulayıcı olması gibi özellikleri bu bağlamda sayılabilir.
Yıldırma eylemini yapanların ortak özellikleri nelerdir ?
Araştırmalar yıldıran kişilerin kendilerin çoğunlukla; kendi eksik taraflarını, korku ve güvensizliklerini bir başkasını küçük düşürerek telafi etmeye çalışan kişiler olduğunu göstermektedir. Bu kişiler genellikle; farklılıklara karşı hoşgörüsüz, ikiyüzlü, kendini üstün gören ya da göstermek isteyen, aşırı denetleyici ve kıskanç olma özelliklerine sahiptirler. Hedef aldıkları kişilere aşamalarla, ellerinden gelen bütün kötülükleri yapmaya namzettirler.
Yıldırma sürecinde neler yaşanır ?
- Kişinin; saygınlığına, güvenirliliğine, mesleki yeterliliğine saldırılır.
- Olumsuz, aşağılayıcı, hırpalayıcı, kötü niyetli mesajlar verilir.
- Yıldırma eylemi bir veya birkaç kişi tarafından organize bir şekilde uygulanır.
- Sistematik ve sürekli olarak uygulanır.
- Mağdur kusurlu duruma düşürülür.
- Mağdur duruma boyun eğmeye zorlanır.
- İşten ayrılmaya mecbur edilir ve bu mağdurun kendi seçimi olarak gösterilir.
Yıldırma eyleminin boyutları nelerdir ?
- Üst yönetici ve çalışma arkadaşları ile iletişimi engellenir, sürekli olarak sözü kesilir, susturulur, azarlanır, sözlü ve yazılı tehditler alır.
- Önemli görevler verilmez, görevleri kısıtlanır, anlamsız işler verilir, iş yükü artırılır, maddi zarara sebep olmasına ortam hazırlanır.
- Mağdurla konuşulmaz, konuşma girişimlerine karşılık verilmez, ayrı bir çalışma alanına yerleştirilir, yokmuş gibi davranılır.
- Arkasından kötü konuşulur, asılsız dedikodu yapılır, mesleki yetersizliliği ile alay edilir, mimikleri, yürüyüşü ve sesiyle eğlenilir, politik ya da dinsel görüşleri küçümsenir, özel hayatı ile ilgili imalarda bulunulur, küçük düşürücü isimler takılır, kararları sorgulanır.
- Bedensel olarak zorlayıcı işler yapmaya mecbur edilir, bedensel şiddet kullanılarak tehdit edilir, korkutulur, bedensel ve cinsel taciz uygulanır.
Yıldırmanın aşamaları nelerdir ?
- Çatışma yaşanan bir olay yaşanır. Henüz yıldırma söz konusu değilse de tepkiler yıldırmaya dönüşebilecek bir potansiyel taşır.
- Yıldırma dinamiklerini harekete geçiren, ani psikolojik saldırılar ve saldırgan davranışlar gelişir.
- Yönetim, yaşanan durumun ciddiyetini göz ardı ederek ya da bazı hallerde göz yumarak yıldırmaya ortak olur.
- Mağdur, sistemli ve yıpratıcı davranışlara olumsuz tepkiler vermeye başlar ve zor insan suçlamalarını haklı çıkartır.
- Mağdur işten ayrılmaya mecbur edilir. Mağrurda davranış bozuklukları ve psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkar.
Yıldırma eylemine yol açan faktörler nelerdir ?
- Kötü yönetim.
- İşyerinde yüksek derecede stres bulunması.
- İşyerinde monotonluk.
- Yönetimin mükemmellik arayışı.
- İşletmedeki etik bozulma ve ilkesizlik.
- İşletme yapısında olan hızlı değişimler.
- İşletme yöneticilerinin duygusal zekâdan mahrum olmaları.
Yıldırma eylemlerinin olumsuz etkileri nelerdir ve işletmeler bu etkilerden nasıl korunur ?
İşyerinde yıldırmanın olumsuz etkilerinin işletmelere olan maliyeti oldukça fazladır. Yıldırma eylemlerinin yaşandığı işletmelerde işe devamsızlık yüksek, moral, bağlılık ve verimlilik düşüktür. İşletmenin bugünü ve daha da önemlisi yarını için çok önemli değerlere sahip olan çalışanları kaybedilir. Çalışanların dikkati, işten ve hedeflerden, entrikalara ve taktiklere kayar; birlikte çalışma ortamları ortadan kalkar.
İşletme yöneticilerinin işyerinde yıldırma konusunda bilinç seviyelerinin artması bu tür yönelimlerin erken aşamada tespit edilerek göz yumulmasına ve izin verilmesine engel olunmasını sağlar. Yöneticiler yıldırma belirtilerine karşı şu önlemleri alabilir:
- İşyerinde yıldırma konusunda yöneticilerin bilinç seviyesini artırmak ve durumun adını koyarak bilinirliğini artırmak.
- Çalışanlara eğitim düzenleyerek çalışanların ne ile karşı karşıya oldukları hakkında bilinç kazandırmak.
- İşyerinde yıldırmaya karşı işyeri kurallar oluşturarak olumsuz tavır ve davranışları tespit etmek.
- İşyerinde olma ihtimali yüksek çatışma ortamlarında problemlerin nasıl çözüleceğine dair mekanizmaları oluşturmak ve etkin bir şekilde bu mekanizmaları çalıştırmak.
Yıldırma eylemine maruz kalan mağdurların bilmesi gerekenler nelerdir ?
- Karşı karşıya kaldığınız olayla başa çıkabilmeniz için ilk aşamada yapmanız gereken, bu durumu önce kendinize itiraf etmeniz ve yaşadığınız talihsiz olayı kabul etmenizdir. Başınıza gelen bu olaya sessiz kalmanız, suçluluk duygusuna kapılmanız sadece saldırgan tarafa cesaret verecektir.
- Saldırgan davranışlardan kurtulmanız bu olayla ilgili olarak profesyonel bir tavır almanızla mümkündür. Bu nedenle konu yönelik bilgilerinizi artırmalı, olası ithamlara, saygısızlıklara, “zor insan” suçlamalarına karşı savunma yapabilmelisiniz. Saldırganın duygularını iyi değerlendirebilmeli ve hangi konularda çatışmaya çekildiğinizi fark edebilmelisiniz. Yapılan ithamların, eleştirilerin yazılı olarak iletilmesini talep etmelisiniz.
- Bu süreçte verdiğiniz tepkilere dikkat etmelisiniz. Aksi takdirde saldırgan tarafın amacına hizmet etmiş olursunuz. “Zor insan” suçlamalarını da haklı çıkartırsınız.
- Güvendiğiniz birine yaşadığınız durumu anlatarak iş arkadaşlarınızın desteğini sağlayabilirsiniz. Ancak bu her zaman sorunu çözmeyecektir. Çünkü olayın farkına varanlar genellikle taraf olmayı istemeyecekleri için olayı görmezden gelmeyi tercih edeceklerdir.
- Dirençli ve cesur olmalısınız. Yıldırma eylemine karşı direnmeli, kendi hakkınızı korumalı, kendine saygı duymalı, değerinizi bilmeli, öneminizin farkına varmalısınız. Yani nazikçe sakin ses tonunuzla varlığınızı gücünüzü hissettirmelisiniz.
- Problem yaşadığınız kişilerle veya yöneticinizle yalnız başına kalmaktan veya yalnız ortamlarda talimat almaktan kaçınmalısınız. Odaya çağrıldığız da o odaya bir arkadaşınızla birlikte gitmeye çalışmalısınız ya da azarlandığınızda ya da suçlandığınızda, düşük nitelikli işler verildiğinde eleştirilerin ve talimatların yazılı bir şekilde istediğinizi söyleyebilirsiniz.
- Gerekirse tıbbi ve psikolojik yardım almalısınız. Stres, panik ve çaresizlik için mutlaka yardım almak gereklidir. Yardım alınmadığı zaman ağır bedensel hastalıklara yakalanma ihtimaliniz vardır. Kişi yardım aldığı durumda dahi olumsuz etkilerden kurtulamıyorsa işyerini sağlığı için terk etmelidir. Çünkü; travma sonrası stres bozukluğu, psikolojik bozukluklar, derin hastalıklar ve yüksek tansiyonlar ile yaşamaya kendinizi mahkum etmemelisiniz.
* Bu makalenin yazılmasında Prof. Dr. Acar Batlaş ve Gülcan Arpacıoğlu’ nun konu ile ilgili makalelerinden faydalanılmıştır.







