Şahsyetli Bir Nesil İçin...
Ulü’l-Azm Peygamberler
Ulü’l-Azm Peygamberler, İslam inancına göre kendilerine verilen ağır sorumluluklar karşısında üstün bir sabır, sebat, metanet ve kararlılık gösteren, insanları tevhid akidesine davet ederken en çetin zorluklara göğüs geren beş peygamberi ifade eder.
Bu kavram, Kur’an-ı Kerim’de Ahkâf Suresi 35. ayette geçen ve “Peygamberlerden azim sahiplerinin (ulü’l-azm) sabrettiği gibi sen de sabret…” hitabıyla sabit olmuştur.
Ulü’l-Azm Peygamberler:
1. Hz. Nuh (a.s.)
- Neden Ulü’l-Azm? Yaklaşık 950 yıl boyunca kavmini bıkmadan, usanmadan, gece gündüz demeden Allah’ın dinine davet etmiştir. Kavminin hakaretlerine, alaylarına ve zulümlerine karşı muazzam bir sabır göstermiştir. Kendisine inanan çok az bir kitleyle baş başa kaldığında bile kararlılığından zerre ödün vermemiş ve meşhur geminin inşasıyla insanlığın ikinci atası olmuştur.
2. Hz. İbrahim (a.s.)
- Neden Ulü’l-Azm? “Halilullah” (Allah’ın dostu) olarak bilinen Hz. İbrahim, hayatı boyunca çok ağır imtihanlardan geçmiştir. Putperest kavmine ve Nemrut’a tek başına meydan okumuş, bu uğurda ateşe atılmayı göze almıştır. Yaşlılığında kendisine verilen evladı Hz. İsmail’i kurban etmekle imtihan edilmiş ve sadakatinden ödün vermemiştir. Tevhid mücadelesinin en büyük sembollerindendir.
3. Hz. Musa (a.s.)
- Neden Ulü’l-Azm? Firavun gibi tarihin en zalim diktatörlerinden birine karşı durmuş ve İsrailoğulları’nı onun zulmünden kurtarmıştır. Hem Firavun’un baskılarına hem de çöldeki yolculuk boyunca kendi kavminin bitmek bilmeyen nankörlüklerine, itirazlarına ve sadakatsizliklerine karşı muazzam bir tahammül ve liderlik sergilemiştir.
4. Hz. İsa (a.s.)
- Neden Ulü’l-Azm? Babasız dünyaya gelişiyle başlayan mucizevi hayatı, her anı çileli bir tebliğ süreciyle devam etmiştir. Yahudi din adamlarının ve Roma İmparatorluğu’nun baskılarına, iftiralarına ve suikast girişimlerine karşı durmuştur. Dünya malına ve hırslarına zerre tamah etmeden, çok kısıtlı bir havari grubuyla sevgi, merhamet ve tevhid mesajını yaymak için cansiperane bir mücadele vermiştir.
5. Hz. Muhammed (s.a.v.)
- Neden Ulü’l-Azm? Son peygamber olarak, tebliğ görevi sadece kendi kavmine değil, tüm insanlığa yönelikti. Doğup büyüdüğü Mekke’de akrabaları ve kavmi tarafından yalnızlaştırılmış, boykota uğramış, Taif’te taşlanmış ve canına kastedildiği için hicret etmek zorunda kalmıştır. Yaşadığı tüm acılara, kayıplara ve savaşlara rağmen her zaman merhameti, adaleti ve sabrı rehber edinerek İslamiyet’i yeryüzüne tebliğ etmiştir.
Özetle; Bu beş peygamberi diğer peygamberlerimizden ayıran temel nitelik; karşılaştıkları meşakkatlerin, muhalefetin büyüklüğü, gösterdikleri kesintisiz sabır ve getirdikleri şeriatların (ilahi hukuk sistemlerinin) köklü ve dönüştürücü etkisidir.
Kur’an-ı Kerim’de Şûrâ Suresi 13. ayette de bu beş peygamberin ismi ve onlara vahyedilen dinin esaslarının aynı olduğu ve dinin ana gayesinin Allah’ın emirlerini gözetmek ve ayrılığa düşmemek olduğunu ifade eder.
Arapça Okunuşu:
“Şera lekum mined dîni mâ vassâ bihî nûhan vellezî evhaynâ ileyke ve mâ vassaynâ bihî ibrâhîme ve mûsâ ve îsâ, en ekîmûd dîne ve lâ teteferrakû fîh…”Diyanet Meali:
“Allah, din konusunda Nûh’a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrâhim’e, Mûsâ’ya ve Îsâ’ya emrettiğimizi sizin için de bir din kıldı. Şöyle ki: “Dini dosdoğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin!” Fakat senin kendilerini çağırdığın bu (İslâm) dini, Allah’a ortak koşanlara ağır geldi. Allah, dilediğini seçip kendine yöneltir ve hakka yönelenleri doğru yola iletir.”








