Şahsyetli Bir Nesil İçin...
ÖMER BİN ABDULAZİZ HAZRETLERİ
“Rabbani Âlimler” Sınıfındaki Yeri (En Belirgin Vâsıf)
“Peygamber efendimizin ilim, adalet ve şeriat mirasını muhafaza eden bilgi otoriteleri” tanımı, Ömer bin Abdülaziz’in hayatının tam karşılığıdır.
- Adalet Mirası: Emevi devletinin başına geçtiğinde, kendi akrabalarının haksızca el koyduğu tüm malları hazineye devretmiş, Hz. Ömer dönemi adaletini yeniden canlandırmıştır.
- Şeriat ve İlim Mirası: O, sadece bir devlet başkanı değil, aynı zamanda yüksek seviyede bir müçtehiddir.
- En büyük hizmetlerinden biri, Resûlullah’ın (s.a.v.) hadislerinin kaybolmasını önlemek için hadislerin resmi olarak tedvin edilmesini (kitaplaştırılmasını) başlatan ilk kişi olmasıdır.
- İslam hukukunun ve sünnetin muhafazasındaki rolüyle tam bir Rabbani âlimdir.
“Sâdât-ı Kirâm” Sınıfındaki Yeri (Manevi Ahval Yönünden)
“Peygamber efendimizin ahlakını günümüze taşıyan rehberler (Veliler)” tanımı üzerinden bakarsak:
- O, koskoca bir devletin başındayken bile yamalı hırka giyen, sarayda yaşamayı reddeden, geceleri ümmetin derdiyle ağlayan muazzam bir zühd ve takva velisidir.
- Yaşayışıyla, adaletiyle ve nefis terbiyesiyle Resûlullah’ın manevi ahlakını zalamata gömülmüş bir dönemde yeniden ayağa kaldırmış ve sonraki nesillere rehber olmuştur.
Bu yönüyle mânâ aleminde bu halkanın en ön saflarındandır.
Ömer bin Abdülaziz hazretleri, Rabbani Âlim kimliğiyle İslam şeriatını ve adaleti muhafaza etmiş; Sâdât-ı Kirâm (Manevi Rehber/Veli) boyutuyla da o ilme ve idareye Peygamber efendimizin ahlakını günümüze taşıyan rehberler (Veliler)” tanımına uyan ilim, irfan, adalet ve velayet sahibi Rabbani bir devlet adamı ve maneviyat önderidir.








