Zarûrât-ı Dîniyye ve Zarûrât-ı Hamse

Zarûrât-ı Dîniyye, Müslümanın İslâm dairesinde kalabilmesi için inanması ve kabul etmesi zorunlu olan temel dini esasları ifade eder. Kelime anlamı olarak “dinin vazgeçilmezleri” veya “dince bilinmesi zorunlu olan şeyler” demektir.

Bu mefhum, İslam’ın temel taşlarını oluşturur. Bir kimsenin “mümin” sayılabilmesi için bu esasların tamamına, hiçbir şüphe duymadan ve bütünüyle (icmâlen ve tafsîlen) inanması gerekir. Bunlardan birini bile inkâr etmek, kişiyi dinden çıkarır.

Zarûrât-ı Dîniyye şu üç ana başlıkta toplanır:

  • İman Esasları (Akaid): Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe ve kadere, hayrına ve şerrine iman etmektir.” (Cibril Hadisi’ndeki İman nedir? sualinin cevabı)
  • İbadet Esasları (Amelî): “Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın resûlü olduğuna şehâdet etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekâtı (tastamam) vermek, ramazan orucunu (eksiksiz) tutmak, yoluna güç yetirebilenin Kâbe’yi ziyâret (hac) etmesidir.” (Cibril Hadisi’ndeki İslâm nedir? sualinin cevabı)
  • Haram ve Helaller: Şarabın haramlığı, zinanın yasak olması, adam öldürmenin büyük günah olması gibi nassla (kesin delille) sabit olan hükümlerdir.

Zarûrât-ı Dîniyye olan bir hüküm; kat’î (kesin) delillere dayanır. Bu deliller ya Kur’an-ı Kerim’in açık ayetleridir ya da Peygamber Efendimizden (sav) bizlere tevatür yoluyla (yalan üzere birleşmeleri imkânsız bir topluluk tarafından) ulaşan bilgilerdir.

Zarûrât-ı Dîniyye: İnanılması gereken “bilgi”lerin sınırını çizer.

Zarûrât-ı Hamse, İslâm hukukunun ve ahlâk anlayışının üzerine bina edildiği “beş temel zaruret” mânâsına gelir. İslam’ın getirdiği tüm hükümlerin; bireyin ve toplumun huzurunu sağlamak amacıyla koruma altına aldığı beş kutsî değeri ifade eder.

Zarûrât-ı Hamse: Yaşanması ve korunması gereken “değer”lerin sınırını çizer.

İslâm “Zarûrât-ı Hamse” denilen şu beş temel esası muhafaza eder:

  1. Dînin muhafazası,
  2. Canın muhafazası,
  3. Aklın muhafazası,
  4. Nâmus ve haysiyetin, dolayısıyla neslin muhafazası,
  5. Malın muhafazası.

Bu beş esas muhafaza edildiğinde, insan tam bir huzur ve emniyete kavuşur. İslâm, bu esasların her birini muhafaza için çok sağlam kâideler koymuş, haramlar ve helâller tâyin etmiştir.

İslâm hukuku ve muâmelât, bu değerlerin korunmasına yönelik hükümleri ihtiva eder. İslâm; îtikad, ibadet, muâmelât ve ahlâk ilkeleriyle hayatın bütününü kuşatan eksiksiz bir sistemdir.