Şahsyetli Bir Nesil İçin...
Türk’ün Kimlik Belgesi: Türkçe ve Millî Kimliğimizin Şifreleri

Türk demek, Türkçe demektir. Türk milleti; şuurlu, uyumlu, tarihine hatıralarıyla, geleceğine tahayyül ve tasavvurlarıyla bağlı iradeli bir millet olarak var olacaksa, bu öncelikle kimlik dili ve millî kültür şifresi olan Türkçesine sahip çıkmasıyla mümkün olacaktır.
Türkçeye sahip çıkmak; onu korumak, geliştirmek ve yaymak demektir. Dünyanın dengesini sağlayan ve dünyaya nizam veren bir millet oluşumuzdan rahatsız olan modern haçlı cepheleri ve onların yerli işbirlikçileri, öncelikle millet kimliğimiz olan Türkçemizi yok etmeye çalışıyorlar. Türkçemizi bizim duygu, düşünce ve hayal dünyamızı ifade eden bir dil olmaktan çıkardıkları an, Türk milletinin bütünlüğünü de çözmüş olacaklardır.
Dilin Yok Oluşu, Bir Milletin Yok Oluşudur
Dili yaşamayan, insanlar arası dolaşımda olmayan; kültür, sanat, medeniyet, bilim, siyaset ve ticaret alanlarını ifade eden bir kurum olmaktan çıkan bir millet, tarihten silinmeye mahkûmdur.
Günümüzde karşı karşıya kaldığımız bazı tehditler bu tasfiye projesinin parçalarıdır:
- Eğitim kurumlarımızda Türkçe yerine İngilizceyi hâkim kılma çabaları,
- Türkçemizin özgün yapısını bozma ve yabancı dillerden kontrolsüz söz varlığı akışı,
- İş yerlerine ve kurumlara yabancı isimler verme özentisi,
- Yeni Anayasa çalışmaları kapsamında Türkçemizi tek resmî ve eğitim dili olmaktan çıkarıp başka dilleri ortak etme teşebbüsleri.
Tüm bu girişimler, Türkçemiz üzerinden Türk milletinin varlığını çözüp tasfiye etme projeleridir.
Nazlı Rânâ Gürel’in “Türkçem” Şiiri
Türkçemizin şuurunu ve zarafetini en güzel şekilde yansıtan, Yrd. Doç. Dr. Nazlı Rânâ Gürel’in “Türkçe sevdalısı gençlerimize” ithaf ettiği o mânâlı şiire kulak verelim:
Atamın mirasını bana aktaran dilim
Onunla hislerimi duyup bildi sevgilim
Ben onunla anlatır, anlarım kâinatı
İfademin zihnimden âzâd oluş berâtı
Ona gelen her darbe düşünceme gelmiştir
Yiten kelimelerim an be an tükeniştir
Ben onunla tanırım bin bir çeşit duyguyu
Onunla renklendirir rüyalarım uykuyu
O binlerce şâirin gönlünü gezer gelir
O ilâhî sırlarla mısralar dizer gelir
Onun sustuğu yerde, susar yürekler, durur
Çünkü kalpten kalbe his aktaran pınar kurur
Çin’den tâ Baltık’a dek gezdim de çok ülke ben
Daha lâtif tatlı ses duyamadım Türkçeden
Başka dil öğrenmeğe aralar kapı dilim
Keşfeden hayret eder mükemmel yapı dilim
Yüzlerce dil öğrensem mantığım seni arar
Sana sahip çıktıkça milletim dünyada var.
Türkçenin Çok Boyutlu Önemi ve Kültür Mirasımız
Nazlı Rânâ Gürel, bu şiiriyle Türkçemizin önemini çok boyutlu olarak ortaya koyuyor. Türkçe, yüzyıllar boyunca atalarımızın ürettiği evrensel düzeydeki yüksek kültür, sanat, medeniyet ve bilim mirasımızı nesiller arasında aktaran en sağlam aracı kurumumuzdur.
1. Nesiller Arası Köprü ve Kimlik Belgesi
Ta Köktürk Kitabeleri’nden günümüze kadar ürettiğimiz kültür ve medeniyet mirasımızı Türkçemize kodlanmış olarak okuyabiliyoruz. Böylece atalarımızla manevi, duygusal ve kültürel bağı Türkçemiz sayesinde kuruyoruz. Bu bağlamda Türkçemiz, bizim asıl kimlik belgemizdir.
2. Düşünce Dünyamızın Temeli
Dilimiz üzerindeki tahribat, aslında düşünce dünyamızın tahribatı neticesini verir. Dilin virgülünden noktasına kadar her unsuru, çok farklı ve zengin bir duygu ve anlam alanını çağrıştırır. Yüzyıllar boyunca Arapçadan, Farsçadan ya da başka dillerden aldığımız dil unsurlarını kendimize mâl ederek Türkçeleştirdik. Dolayısıyla Türkçenin bünyesinde yapılacak en ufak bir tahribat, düşünce, bilim, sanat ve kültür saraylarımızdan sökülen birer tuğladır.
3. Zengin Kelime Dağarcığı ve Duygu Dünyası
Türkçemiz ince, derin ve zengin anlam çeşitliliklerini ifade eden çok geniş bir dildir. Duygu ve düşüncelerimizin her çeşidini dilimizde rahatlıkla ifade edebiliriz.
| Kaba İfade | Türkçedeki İnce Anlam Çeşitliliği |
| Üzüntü | Hüzün, Keder, Tasa, Kaygı, Kahır, Matem, Yas |
Biz yüzyıllar boyunca hem ferdî hem de millî manadaki rüyalarımızı, hayallerimizi Türkçemizle gördük. Dolayısıyla Türkçemiz; evimizdir, bedenimizdir, ruhumuzdur.
Türk Edebiyatı: Bizi Millet Yapan Ortak Duyarlılık
Dünyanın en zengin edebiyatlarından biri Türk edebiyatıdır. Yüzyıllar boyunca masal, destan, hikâye, roman, şiir, mani, türkü, bilmece, fıkra, atasözü ve deyim gibi hem sözlü hem yazılı çok zengin bir birikim ortaya koyduk.
İçimizden çıkan binlerce şairimiz; ruhumuzu, vicdanımızı, dünya görüşümüzü, geçmiş kıvancımızı ve gelecek tasavvurlarımızı hep Türkçenin işlek ifade imkânlarıyla dile getirdiler. Türkçemizin çiçek açmış şekli olan Türk edebiyatı, bizi ortak bir duyarlılıkta buluşturarak millet yaptı.
Küresel Bir İletişim Dili Olarak Türkçe
Biz Türkler, tarih boyunca göçler ve savaşlar gibi değişik sebeplerle coğrafi anlamda dünyanın en dağınık yaşayan milletlerinden biriyiz. Bunun sonucu olarak Türkçemiz, Çin’den Baltık’a kadar çok geniş bir coğrafyada bir iletişim dili olarak canlılığını korumaktadır. Aynı zamanda dinamik ve esnek yapısı sayesinde kendisini sürekli yenileyen bir dünya dilidir.
Sonuç: Türkçeyi Korumak Boynumuzun Borcudur
Sonuç olarak Türkçemiz, sadece temel biyolojik ihtiyaçlarımızı gideren kuru bir iletişim dili değil; ruhumuzu ve millî kimliğimizi ifade eden en önemli varlığımızdır. Türk millet birliği hâlinde tarihsel yolculuğumuza devam etmek istiyorsak, Türkçemizi korumak, geliştirmek ve yaymak hepimizin boynunun borcudur.
Prof. Dr. Nurullah Çetin







