Çizgi Filmlerin Çocukların İnanç Dünyasındaki Tesirleri

Çizgi Filmlerin Çocukların İnanç Dünyasındaki Tesirleri ve Ailelere Düşen Vazifeler

Çocukların zihni, ruhi ve ahlaki yetişmesinde seyrettikleri yayınların, bilhassa çizgi filmlerin son derece mühim bir payı vardır. Ancak günümüzde kitle iletişim vasıtalarında yayınlanan çizgi filmlerin büyük bir kısmı yabancı menşelidir. Bu durum, çocukların kendi kültürlerine ve inançlarına yabancı unsurlara erken yaşta maruz kalmalarına sebep olmaktadır.

Yabancı Yayınlar ve Kültürel Karışıklık

Yerli çizgi film yapımlarının her yaş grubuna hitap edecek çeşitlilikte olmaması, dışarıdan alınan eserlerin yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır. Bu eserler dilimize çevrilirken genellikle kültürel bir süzgeçten geçirilmemekte; asıl metinler, içerdikleri inanç kodlarıyla beraber aynen aktarılmaktadır. Neticede, başka inançlara ait unsurlar çocukların dünyasına doğrudan girmektedir.

Mesela; bazı çizgi filmlerde kahramanların zor duruma düştüklerinde gökyüzündeki bir yıldıza, tabiat hadiselerine yahut sihirli güçler atfedilen cansız varlıklara yönelerek onlardan yardım istemesi, çocukların inanç dünyasında zihin karışıklığına yol açabilmektedir. Seyrettiklerini taklit eden çocuklarda, Yaratıcı’ya dua etmek yerine cansız nesnelerden medet umma yahut onlarla konuşma gibi haller görülebilmektedir.

Tevhid İnancı Açısından Değerlendirme

İslam inancının esasında, her türlü yardımı ve kudreti yalnızca Cenab-ı Hak’tan beklemek yatar. Tabiat varlıklarına olağanüstü vasıflar atfederek onların ihtiyaçları gidereceğine yahut insanları kötülüklerden koruyacağına inanmak, İslam’ın temel kaidelerine aykırıdır ve inanç sapması, yani şirk olarak kabul edilir. Çocukların, hakiki bir kudreti olmayan varlıklara ilahi vasıflar yükleyen yapımlara devamlı maruz kalması, erken yaşta inanç temellerinin yanlış atılmasına zemin hazırlayabilir.

Ailelere Düşen Mesuliyetler

“Bunlar çocuktur, seyrettiklerinden müteessir olmazlar” düşüncesi son derece yanıltıcıdır. Çocuklar seyrettikleri şahsiyetleri benimser ve taklit yoluyla öğrenirler. Bu noktada ailelere mühim vazifeler düşmektedir:

  • Yayın Takibi ve Muadil Sunma: Çocukların seyrettiği çizgi filmler muhakkak ebeveyn süzgecinden geçmelidir. İnanç ve kültürümüze uygun olmayan yapımlar sadece yasaklanmakla kalmamalı; bunun yerine çocuğun alakasını celbedecek, faydalı ve güvenli muadiller sunulmalıdır.
  • Doğru Kaynaklardan İstifade Etme: Çocuklara Allah inancını ve manevi mevzuları anlatırken onların kavrayışlarına uygun eserlerden istifade edilmelidir. Bu hususta ailelere rehberlik eden “Çocuklarımıza Allah’ı Nasıl Anlatalım” konulu kitaplar oldukça faydalıdır.
  • İyi Bir Misal Olma: Çocuklar nasihatten ziyade, bizzat görerek ve yaşayarak öğrenirler. Dua etme şuurunun aşılanması için anne ve babalar çocuklarını yanlarına alarak beraber dua etmeli; isteklerin nasıl ve kimden isteneceğini bizzat kendi hâl ve hareketleriyle, şefkatli bir dille göstermelidir.

Hatırdan çıkarılmamalıdır ki çocukluk çağında ailelerin takındığı tavırlar, sundukları misaller ve çocukların maruz kaldığı yayınlar, onların gelecekteki inanç ve ahlak dünyasında silinmez izler bırakır.