Bilim ve Dil Şuuruyla Yaşanan Bir Ömür: Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu

Bilim ve Dil Şuuruyla Yaşanan Bir Ömür: Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu

Kimya, moleküler biyofizik ve matematik sahalarında dünya bilim paradigmalarına yön veren Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, nevzuhur bir deha olmanın ötesinde, ömrünü Türk dilinin haysiyetine adamış müstesna bir şahsiyettir. Yale Üniversitesi’nde henüz 26 yaşındayken son yüzyılların en genç profesörlerinden biri sıfatını kazanan Sinanoğlu, Türkiye’de hususi bir kanunla taltif edilen ilk ve tek “Türkiye Cumhuriyeti Profesörü” unvanının da sahibidir.

Gerek batı ilminde gösterdiği muazzam muvaffakiyetler gerekse kitleler tarafından “Türk Einstein’ı” olarak tesmiye edilmesi, onun asıl büyük davası olan “milli uyanış ve Türkçe şuuru” mücadelesinin birer mukaddimesi mahiyetindedir.

Akademik Hayatı ve İlmi Tekamülü

Oktay Sinanoğlu’nun hayat hikayesi, erken yaşta tecelli eden bir dehanın, disiplin ve azimle birleştiğinde dünya çapında nasıl bir aksiseda uyandırabileceğinin en somut vesikasıdır.

  • Doğumu ve İlk Yılları: 25 Şubat 1935’te, babasının diplomatik vazifesi hasebiyle İtalya’nın Bari şehrinde dünyaya gözlerini açtı. II. Dünya Savaşı’nın gölgesinde ailesiyle birlikte vatana avdet etti.
  • İlk ve Orta Tahsili: TED Ankara Koleji’ni 1953 senesinde birincilikle ikmal ederek kazandığı bursla Amerika Birleşik Devletleri’ne müteveccih bir yolculuğa çıktı.
  • Lisans ve Yüksek Lisans Kademeleri: Kaliforniya Üniversitesi Berkeley’de Kimya Mühendisliği tahsilini evsafın fevkinde bir süratle, 3 yılda ve birincilikle nihayete erdirdi (1956). Akabinde, dünyanın en prestijli ilim merkezlerinden MIT’de yüksek lisansını yalnızca 8 ay gibi muazzam bir sürede tamamlayarak Sloan Ödülü’ne layık görüldü.
  • Doktora ve Genç Yaşta Gelen Kürsü: 1959 yılında Berkeley’de Kuramsal Kimya alanında doktorasını ikmal etti. 1960 senesinde Yale Üniversitesi’ne intisap eden Sinanoğlu; atom ve moleküllerin çok elektronlu kuramı üzerine bina ettiği çalışmalarıyla 26 yaşında doçent, 28 yaşında ise tam profesör unvanını ihraz etti.

Kuantum Kimyasında Devrim: Çığır Açan Teorileri

Sinanoğlu, kuantum mekaniği ile kimya ilminin tezat teşkil eden mukavemet noktalarını riyazi (matematiksel) dehasıyla çözerek paradigmaları kökünden sarsmıştır.

Çok Elektronlu Kuram

Modern fiziğin kurucularından P.A.M. Dirac dahil pek çok büyük ismin nihayete erdiremediği, kuantum mekaniğindeki “çok elektronlu sistem problemi”ni riyazi bir formülle berraklaştırmıştır.

Bilim Literatürüne Miras Kalan Teorileri

Geliştirdiği ufuk açıcı tezler neticesinde Nobel Kimya Ödülü’ne iki defa aday gösterilen Sinanoğlu’nun kimya dünyasında ihtilal yaratan üç temel teorisi şunlardır:

  1. Atom ve Moleküllerin Çoklu Elektron Kuramı (1961)
  2. Çözgeniter Kuramı (Solvatochromism) (1964)
  3. Mikrotermodinamik (1974)

Türkçe Şuuru ve Kültürel Mukavemet: “Asıl Davam”

Oktay Sinanoğlu, kendisini fildişi kulelere veya laboratuvar duvarları arasına mahkûm eden bir fildişi aydını olmamıştır. Onun nazarında ilim, milli bir şuur ve lisan bağımsızlığı ile taçlandırılmadığı müddetçe sömürgeciliğin bir aparatı olmaktan öteye gidemezdi.

  • Bilim Dili Olarak Türkçe: Sinanoğlu, Türkçenin riyazi yapısı ve eklemeli dil hususiyeti sebebiyle ilim üretmeye en elverişli dillerin başında geldiğini her platformda müdafaa etmiştir. Yükseköğretimde yabancı dille (İngilizce) tedrisat yapılmasına şiddetle muhalif olmuş; bu vaziyeti “kültürel sömürgecilik” ve manevi bir tefessüh olan “gönüllü mankurtlaşma” olarak tavsif etmiştir.
  • Dil Öğrenimi ile Dil İstilası Arasındaki Çizgi: Yabancı bir lisan öğrenilmesini kati surette desteklemekle beraber; matematik, fizik ve kimya gibi müspet ilimlerin yabancı dilde okutulmasının dimağları iğdiş edeceğini, bu derslerin mutlaka Türkçe verilmesi gerektiğini haykırmıştır.
  • Türk Dil Kurumu Mirası: TDK bünyesinde fiilen ter dökmüş, batı menşeili pek çok teknik terimin yerine, Türkçenin kök ve ek mantığına muvafık yerli karşılıklar türetmiştir.
  • Aşağılık Kompleksinin Tasfiyesi: Türk gençliğinin batı medeniyeti karşısında eziklik hissetmesine isyan etmiş; tarihine, kültürüne ve lisanına sarılan bir neslin yeniden cihanşümul ilim pınarları fışkırtabileceğine inanmıştır.

Fikri İçtimaî Mirası ve Eserleri

Görüşlerini, müşahedelerini ve toplumsal reçetelerini geniş halk kitlelerine ulaştırmak maksadıyla kaleme aldığı popüler eserleri, bugün de birer beyanname niteliğindedir:

Bye Bye Türkçe: Sömürgeleşen dil bilincini, yozlaşan sokak Türkçesini ve yabancı dil hegemonyasının milli bekamıza yönelik tehditlerini teşrih masasına yatırır.

Hedef Türkiye: Küresel güçlerin Türkiye üzerinde oynadığı kültürel, iktisadi ve siyasi oyunların kodlarını deşifre eder.

Ne Yapmalı? / Türk Aynştaynı: Türk gençliğine ilimde zirveye çıkarken, milli ülkü ve haysiyetten taviz vermeden nasıl bir rota çizmeleri gerektiğinin rehberliğini sunar.

Dünya ilim semasında silinmez izler bırakan Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu, 19 Nisan 2015 tarihinde fani aleme veda etmiştir. Geride bıraktığı telif eserleri, fikirleri ve eğilmez duruşu, istikbalini kendi lisanında arayan Türk gençliğinin yolunu aydınlatmaya devam etmektedir.