Mevlâ Görelim Neyler; Neylerse Güzel Eyler

Mevlâ görelim neyler; Neylerse güzel eyler

Hak şerleri hayr eyler
Zannetme ki gayr eyler
Ârif anı seyreyler
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Sen Hakka tevekkül kıl
Tefviz et ve rahat bul
Sabreyle ve râzı ol
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Kalbin O’na berk eyle
Tedbirini terk eyle
Takdirini derk eyle
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler

Hallâk-ı Rahim oldur
Rezzâk-ı Kerîm oldur
Fa’âl-i Hakîm oldur
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Bil Kadi-i hacâtı
Kıl ana münâcâtı
Terk eyle murâdâtı
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Bir işi murad etme
Olduysa inad etme
Haktandir o reddetme
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Hakkın olacak işler
Bostur gam-u tesvişler
Ol hikmetini işler
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Hep işleri fâiktır
Birbirine lâyıktır
Neylerse muvafıktır
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Dilden gamı dûr eyle
Rabbinla huzûr eyle
Tefvîz-i umûr eyle
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Sen adli zulüm sanma
Teslim ol evde yanma
Sabret sakın usanma
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Deme şu niçin şöyle
Yerincedir o öyle
Bak sonuna sabreyle
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Hiç kimseye hor bakma
İncitme gönül yakma
Sen nefsine yan çikma
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Mü’min işi reng olmaz
Âkıl huyu ceng olmaz
Ârif dili teng olmaz
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Hoş sabr-i cemîlimdir
Takdîr kefilimdir
Allah ki vekilimdir
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Her dilde anın adı
Her cânda anın yâdı
Her kuladır imdâdı
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Naçar kalacak yerde
Negâh açar ol perde
Dermân eder ol derde
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Her kuluna her ânda
Geh kahr u geh ihsânda
Her ânda o bir sânda
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Geh mu’tî u geh mânî
Geh dâr u geh nâfî
Geh hâfiz u geh râfî
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Geh abdin eder ârîf
Geh eymen u geh hâif
Her kalbi odur sârif
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Geh kalbini boş eyler
Geh hulkunu hoş eyler
Geh askina dûş eyler
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Geh sâde vü geh rengin
Geh tâbin eder sengin
Geh hürrem ü geh gamgin
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Az ye az uyu az iç
Ten mezbelesinden geç
Dil gülsenine gel göç
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Bu nâs ile yorulma
Nefsinle dahî kalma
Kalbinden ırâg olma
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Geçmisle geri kalma
Müstakbele hem dalma
Hâl ile dahî olma
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Her dem anı zikreyle
Zirekliği koy şöyle
Hayrân-i Hak ol söyle
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Gel hayrete dal bir yol
Kendin unut anı bul
Koy gafleti hazır ol
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Her sözde nasîhat var
Her nesnede ziynet var
Her işte ganîmet var
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Hep remz u işârettir
Hep gamz u beşârettir
Hep ayn-ı inâyettir
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Her söyleyeni dinle
Ol söyleteni anla
Hoş eyle kabul cânla
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Bil elsine-i halki
Eklâm-i Hak eyle Hakki
Ögren edeb-u hulku
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler


Vallâh güzel etmiş
Billâh güzel etmiş
Tallâh güzel etmiş
Allah görelim n’etmiş
N’etmişse güzel etmiş

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri’nin edebiyatımızda ve irfan geleneğimizde “Tefviznâme” olarak bilinen bu muazzam eseri, insanın kaygılarına, her şeyi kontrol etme saplantısına ve hayatın getirdiği zorluklara karşı sunulmuş bir ruhani reçetedir. Şiir; okuyucuyu zihnin dar, vesveseli kalıplarından çıkarıp, Allah’a c.c. tam bir Tevekkül ve Tefviz ile sığınmaya davet eder.

Şiirin Mânâsı:

Kontrol İllüzyonundan Kurtuluş (Tevekkül ve Tefviz)

Modern çağın insanı, her detayı planlayarak hayata mutlak surette hâkim olabileceği yanılgısı içindedir. Hâlbuki şiir, “Tedbirini terk eyle / Takdirini derk eyle” diyerek çok temel bir gerçeği yüzümüze çarpar. Sınırlı aklımızla kurguladığımız planlar, ilahi senaryonun (takdirin) yanında her zaman eksiktir. İşleri, endişeleri ve sonuçları asıl sahibine devretmek (tefviz etmek), bir zayıflık ya da pes ediş değil; aksine korkulardan sıyrılmak ve gerçek özgürlüğe kavuşmaktır.

Şer Görünendeki Gizli Hayır

Hayat her zaman beklentilerimize uygun akmaz. Hastalıklar, maddi kayıplar, reddedilişler veya hayal kırıklıkları yaşarız.

  • “Hak şerleri hayr eyler / Zannetme ki gayr eyler” dizeleri, olayların arkasındaki ilahi bilgeliğe (hikmete) dikkat çeker.
  • “Deme şu niçin şöyle / Yerincedir o öyle” uyarısı ise bizi isyandan ve aceleci yargılardan korur.

Kötü gibi görünen olayların, aslında ruhumuzu olgunlaştıran, bizi asıl gayemize taşıyan ya da daha büyük bir zarardan koruyan merhamet dokunuşları olduğunu fısıldar. Bize düşen “sabr-ı cemil” (güzel bir sabır) ile bekleyip sonunu görmektir.

Zamanın Yükünden Arınmak: An’da Kalmak

Şiirin psikolojik ve manevi açıdan en çarpıcı uyarılarından biri, insanın zamanla olan ilişkisi üzerinedir:

“Geçmişle geri kalma / Müstakbele hem dalma”

İbrahim Hakkı, bugünün psikolojisinin “mindfulness” (bilinçli farkındalık) veya “an’ı yaşamak” olarak tanımladığı ruh halini yüzyıllar öncesinden formüle etmiştir. Olup bitenler için hayıflanmanın hüznü ile henüz yaşanmamış bir geleceğin kaygısı, insanı şimdiki zamandan koparır. Gerçek huzur, zihni geçmiş ve geleceğin yükünden kurtarıp, içinde bulunulan an’da Yaratıcı’nın tecellilerini izleyebilmektir.

4. Tevazu ve Gönül İncitmemek

Tasavvuf felsefesinin ve kâmil insan olmanın özü, yaratılana merhamet nazarıyla bakabilmektir. “Hiç kimseye hor bakma / İncitme gönül yakma” sözleri, Yaratıcı’ya duyulan teslimiyetin, insan ilişkilerindeki yansımasıdır. Kendini Hak’ka teslim etmiş bir kalp kavga etmez, içi daralmaz; kendi nefsini haklı çıkarmak için çırpınmaz (Sen nefsine yan çıkma). Herkeste ve her şeyde ilahi bir imza görür.

Sonuç Olarak;

Tefviznâme, insanın acizliğini kabul etmesiyle başlayan o muazzam güçlenme ve dinginleşme hikayesini anlatır. Hayatın inişli çıkışlı dalgaları karşısında sığınılacak en güvenli liman “sabır” ve “rıza”dır. Her dizede bir kalp atışı gibi tekrar edilen “Mevlâ görelim neyler / Neylerse güzel eyler” nakaratı, yalnızca edebi bir söyleyiş değil; zorluklar karşısında insanın kalbini ferahlatacağı bir zikir, sarsılmaz bir yaşam felsefesidir. Allah ne eylemişse, her bir detayı ilahi bir estetikle, bizim için en “güzel” şekilde eylemiştir. Bize düşen, o güzelliği görebilecek bir “ârif” gözüne sahip olmaktır.